
En kısa cevap şu olabilir: “Bana artık Deniz diye hitap etmeni istiyorum; o lakabı kullanmanı istemiyorum.” Daha önce o lakaba itiraz etmemiş olmanız, bugünkü tercihinizi açıklamanıza engel değildir. Gerekirse yalnızca şunu ekleyin: “Eskiden sorun etmiyordum ama artık istemiyorum.”
Aşağıdaki konuşmalar, kendi durumunuza uyarlayabileceğiniz temsili örneklerdir.
Geçmişi savunmak yerine bugünkü isteğinizi söyleyin
Konuşmanın amacı lakabın güzel, komik ya da haklı olup olmadığını tartışmak değil; bundan sonra nasıl hitap edilmek istediğinizi bildirmektir. İlk cümlenizde üç noktanın bulunması yeterlidir:
- İstemediğiniz hitap: “Bana ‘Minik’ denmesini istemiyorum.”
- Tercih ettiğiniz hitap: “Adımı, yani Ece’yi kullanmanı istiyorum.”
- Değişikliğin bugünden başlaması: “Daha önce söylememiştim; şimdi netleştirmek istedim.”
Bunları tek cümlede de birleştirebilirsiniz:
“Bu arada, bana artık ‘Minik’ yerine Ece demeni istiyorum. Daha önce söylemedim ama o lakaptan hoşlanmıyorum.”
Bu cümle geçmişte neden sustuğunuzu açıklama borcu yaratmaz. Fikrinizi sonradan değiştirmiş olmanız da ayrıca savunulması gereken bir çelişki değildir.
Dört farklı anda ne söyleyebilirsiniz?
Lakap söylendiği anda kısa düzeltme
Sohbeti durdurup uzun bir açıklama yapmak istemiyorsanız önce yalnızca tercih ettiğiniz adı söyleyin:
Arkadaşınız: “Mavi, şuna baksana.”
Siz: “Bana Zeynep diyelim.”
Arkadaşınız hemen kendini düzeltirse “Teşekkür ederim” deyip konuşmaya devam edebilirsiniz. Böylece konu, o anda gereken değişiklik kadar yer kaplar.
İlk konuşma geciktiyse mesajla güncelleme
O anda karşılık veremediyseniz bir sonraki kullanımı beklemek zorunda değilsiniz. Daha sonra şu tür bir mesaj gönderebilirsiniz:
“Geçen gün kullandığın lakapla ilgili bir şeyi sonradan söylemek istedim. Eskiden üzerinde durmuyordum ama artık bana iyi gelmiyor. Bundan sonra bana Selin diye hitap eder misin?”
“Neden şimdi?” sorusuna ayrıntılı bir geçmiş anlatmak istemiyorsanız kısa cevap yeterlidir:
“Daha önce söylememiştim. Şimdi bu hitabı değiştirmek istediğimi fark ettim ve haber vermek istedim.”
Grup içinde o lakapla tanıştırılırsanız
Yeni insanlara yapılan tanıştırmayı, arkadaşınızı herkesin önünde tartışmaya çağırmadan düzeltebilirsiniz:
Arkadaşınız: “Bu da bizim ‘Profesör’.”
Siz: “Benim adım Kerem, memnun oldum.”
Daha sonra arkadaşınıza özel olarak şunu söyleyebilirsiniz:
“Beni başkalarına tanıştırırken o lakabı kullanmanı istemiyorum. Adımla tanıt lütfen.”
Burada iki ayrı isteğiniz vardır: arkadaşınızın size nasıl sesleneceği ve sizi başkalarına nasıl tanıtacağı. İkincisini ayrıca belirtmek, “Ben yalnız aramızda söylüyorum sanmıştım” belirsizliğini azaltır.
Söylediğiniz hâlde devam ederse
İlk açıklamayı her seferinde baştan kurmak yerine aynı sınırı kısaltarak tekrarlayın:
“Ece demeni istemiştim.”
Tekrar sürüyorsa, karşı tarafın davranışını yönetmeye çalışmak yerine kendi yapacağınız şeyi söyleyin:
“O lakapla seslenildiğinde yanıt vermeyeceğim. Adımı kullanırsan konuşmaya devam ederiz.”
Ya da o an için:
“Bunu tekrar konuşmayacağım. Lakap sürerse sohbete ara vereceğim.”
Seçeceğiniz adım gerçekten uygulayabileceğiniz kadar ölçülü olmalıdır. Bir kez düzeltmek, o an konuşmadan ayrılmak veya daha sonra yeniden konuşmak farklı seçeneklerdir.
Olası karşılıklara kısa yanıtlar
- “Ama yıllardır böyle diyorum.”
“Evet, şimdi değiştirmek istiyorum. Bundan sonra adımı kullan lütfen.” - “Şaka yapıyorum.”
“Şaka olarak söylediğini duydum; yine de bana böyle hitap edilmesini istemiyorum.” - “Herkes sana böyle diyor.”
“Gerektiğinde başkalarına da ben söylerim. Senden adımı kullanmanı istiyorum.” - “Çok büyütüyorsun.”
“Konunun büyüklüğünü tartışmak istemiyorum. Nasıl hitap edilmek istediğimi söylüyorum.” - “Alışkanlık olmuş, ağzımdan kaçabilir.”
“Yanlışlıkla olursa kısa bir düzeltme yaparım. Düzeltip devam etmen yeterli.”
Bu yanıtların ortak noktası, lakabın anlamını tartışmak yerine aynı isteğe dönmeleridir. Yeni bir itiraz geldiğinde yeni bir savunma üretmek zorunda değilsiniz.
Yanlışlıkla söylenmesi ile sınırın önemsenmemesini nasıl ayırırsınız?
Karşı tarafın niyetini tahmin etmek yerine düzeltmeden sonra ne yaptığına bakabilirsiniz. Kendini düzeltip tercih ettiğiniz adı kullanıyorsa konuşmayı uzatmanız gerekmeyebilir. Uyarınıza karşılık lakabı özellikle tekrarlıyor, başkalarını da kullanmaya çağırıyor veya isteğinizi sürekli tartışmaya açıyorsa ilk açıklamayı çoğaltmak yerine belirlediğiniz tekrar cümlesine dönün.
Sınırı söyledikten sonra arkadaşınız belirgin biçimde mesafe koyarsa, sınırı geri çekmeden ne olduğunu sormak için bu konuşma seçeneklerinden yararlanabilirsiniz.
Kendi cümlenizi üç satırda hazırlayın
“[Lakap] yerine bana [tercih ettiğiniz ad veya hitap] demeni istiyorum. Daha önce itiraz etmemiş olabilirim; artık bu hitabı istemiyorum. Tekrar kullanılırsa [kısa düzeltme yapacağım / yanıt vermeyeceğim / konuşmaya ara vereceğim].”
Örneğin:
“‘Kaptan’ yerine bana Arda demeni istiyorum. Daha önce üzerinde durmuyordum ama artık bu lakabı istemiyorum. Tekrar kullanılırsa yalnızca ‘Arda’ diye düzelteceğim.”
İlk hedefiniz arkadaşınızdan uzun bir açıklama ya da belirli bir tepki almak değil, tercih ettiğiniz hitabı anlaşılır hâle getirmektir. Kısa bir ilk cümle ve tekrar için önceden seçilmiş tek bir yanıt bunun için yeterli olabilir.

