
En açık yanıt şu olabilir: “Seni görmek isterim ama evimde tanımadığım birini ağırlamak istemiyorum. Bu davet yalnızca senin için.” Böylece arkadaşınızı reddetmeden, ev davetini yanındaki kişiye genişletmediğinizi söylersiniz.
Bu konuşmada ek misafirin nasıl biri olduğunu tartışmanız gerekmez. Konu, onun iyi ya da güvenilir olup olmadığı değil; evinizde kimi ağırlamak istediğinizdir. Aşağıdaki konuşmalar bu ayrımı kurmak için hazırlanmış temsili örneklerdir.
Önce hangi kararı verdiğinizi netleştirin
Arkadaşınıza yazmadan önce şu üç seçenekten hangisini istediğinizi belirleyin:
- Yalnız arkadaşınız gelsin: Evdeki buluşma devam eder, ek kişi gelmez.
- Buluşma dışarı taşınsın: Yeni kişi de katılacaksa ev yerine ortak bir mekânda buluşursunuz.
- Plan ertelensin: Arkadaşınız yalnız gelmek istemiyorsa o günkü buluşmayı yapmazsınız.
Gerçekte istemediğiniz bir alternatifi yalnızca reddi yumuşatmak için sunmayın. Örneğin dışarıda üç kişi görüşmeye de sıcak bakmıyorsanız, bunu çözüm olarak önermeniz gerekmez.
Arkadaşınız önceden sorarsa
İlk yanıt, davetin kapsamını ve bugünkü kararı birlikte söyleyebilir:
“Bu buluşmada seni yalnız bekliyorum. Tanımadığım birini evimde ağırlamayacağım; ona göre gelmeni rica ediyorum.”
Daha sıcak bir ifade kullanmak isterseniz:
“Seninle görüşmek isterim. Yanındaki kişiyle henüz tanışmadığım için bu kez evde yalnız buluşalım.”
Dışarıda buluşmaya gerçekten açıksanız seçeneği netleştirebilirsiniz:
“Eve yalnız seni davet ettim. Üçümüz görüşeceksek ev yerine dışarıda buluşabiliriz; hangisinin sana uyduğunu söyle.”
Ev dışındaki iki kişilik bir plana sonradan biri ekleniyorsa, katılımcı değişikliğini önceden konuşma yaklaşımı daha uygun olabilir. Evdeki buluşmada ise buna ek olarak mekânı açıp açmama kararınız vardır.
“Ama çok iyi biridir” denirse
Arkadaşınız ek kişiyi savunduğunda onun değerlendirmesini çürütmeniz gerekmez. Kararınıza dönebilirsiniz:
“İyi biri olduğunu düşünmene saygı duyuyorum. Yine de ben tanımadığım birini evimde ağırlamak istemiyorum.”
“Sadece kısa süre oturacak” denirse:
“Sürenin kısa olması kararımı değiştirmiyor. Bugünkü davet yalnızca senin için.”
“Bana güvenmiyor musun?” denirse, arkadaşlığa ilişkin genel bir savunmaya geçmeden iki konuyu ayırabilirsiniz:
“Bu, sana güvenip güvenmememle ilgili bir değerlendirme değil. Evime gelecek kişiler için önceden onay vermek istiyorum.”
Arkadaşınız ek misafirle kapıya gelirse
Kapıda uzun bir açıklama yapmanız gerekmez. Verdiğiniz kararı ve o anda ne olacağını söyleyin:
“Seni yalnız bekliyordum. Bugün ikinizi eve alamam.”
Yanındaki kişi davetin kendisini kapsamadığını bilmiyor olabilir. Bu nedenle onu suçlamadan yanlış anlaşılmayı tarif edebilirsiniz:
“Sanırım davetin kimleri kapsadığı konusunda bir yanlış anlaşılma olmuş. Bugünkü ev davetim yalnızca arkadaşım içindi; sizi içeri alamayacağım.”
Arkadaşınız “O zaman ben de gelmem” derse kararını değiştirmeye çalışmanız gerekmez:
“Tamam, bugün görüşmeyebiliriz. Başka bir planı daha sonra konuşuruz.”
Bu yanıt, arkadaşınızın ayrılma kararını kabul eder; buna karşılık istemediğiniz bir ev sahipliğini üstlenmez.
Aynı durum tekrar ediyorsa gelecek kuralını söyleyin
Yalnızca o günü çözmek, sonraki davette aynı belirsizliği bırakabilir. Sakin bir zamanda açık onay kuralını ekleyebilirsiniz:
“Bundan sonra evime başka birini getirmeden önce bana kim olduğunu söylemeni ve açıkça onayımı almanı istiyorum. Yanıt vermemiş olmam onay verdiğim anlamına gelmesin.”
Arkadaşınız tekrar tekrar “Bir kereden ne olur?” diye soruyorsa yeni gerekçeler üretmek yerine aynı kısa yanıtı kullanabilirsiniz:
“Bu kez de uygun değil. Ev davetimi başka birine genişletmiyorum.”
Tamamlanmış bir konuşma örneği
Bu temsili örnekte evdeki buluşma cumartesi günü için planlanmıştır:
Arkadaş: Kuzenim de benimle olsa olur mu?
Siz: Cumartesi seni yalnız bekliyorum. Tanımadığım birini evimde ağırlamak istemiyorum.
Arkadaş: Ama beni ziyarete geldi, tek bırakamam.
Siz: Anlıyorum. O zaman evdeki buluşmayı başka güne bırakabiliriz.
Arkadaş: Bir saatliğine gelse?
Siz: Hayır, süre değişse de kararım aynı. Başka bir gün yalnız görüşebiliriz.
Buradaki sıra önemlidir: önce davetin kimi kapsadığını söylersiniz, ardından yalnız gerçekten kabul edebileceğiniz seçeneği sunarsınız. Israr devam ederse yeni bir savunma kurmak yerine karar cümlenize dönersiniz.

