Yoğun yeşil yaprakların önünde, kesilmiş ağaç gövdesinden yapılmış boş bir bank.
Yeşillikler önündeki boş kütük bank, ayrı arkadaşlıklara alan bırakma fikrine temsili olarak eşlik ediyor.

Kısa yanıt: Kimin haklı olduğuna karar vermek, iki arkadaşlığı sürdürmek ve aynı ortamda buluşmak birbirinden ayrı kararlardır. Üçü için de tek bir taraf seçmek zorunda değilsiniz.

Bu yaklaşım sıradan arkadaşlık anlaşmazlıkları içindir. Tehdit, takip, şiddet, taciz ya da açık bir temas etmeme sınırı varsa aşağıdaki tarafsızlık metnini otomatik olarak kullanmayın; önce güvenliğinizi ve paylaşmamanız gereken bilgileri gözetin.

“Aranızdaki anlaşmazlıkta kimin haklı olduğuna karar vermeyeceğim. İkinizle olan arkadaşlığıma kendi deneyimime göre karar vereceğim. Birinizin sözünü de diğerine taşımayacağım.”

Bu cümleyi aynen kullanabilir veya yalnızca sizin kararınıza uyan bölümünü seçebilirsiniz. Örneğin iki arkadaşınızla ayrı ayrı görüşmek isteyebilir, fakat ikisinin de bulunacağı küçük bir buluşmaya katılmamayı tercih edebilirsiniz.

Önce sizden tam olarak ne istendiğini netleştirin

“Benim tarafımda mısın?” sorusu birkaç farklı talebi saklayabilir. Hemen evet ya da hayır demek yerine talebi somutlaştırın:

  • “Benden onunla bütün ilişkimi bitirmemi mi istiyorsun?”
  • “Bu buluşmaya onu çağırmamamı mı istiyorsun?”
  • “Senin adına ona bir şey söylememi mi istiyorsun?”
  • “İkinizin bulunduğu ortamlara katılmamamı mı istiyorsun?”

Böylece bir arkadaşınızı dinlemekle onun istediği sonucu kabul etmek birbirine karışmaz. Anlatılan belirli bir davranış hakkında kendi değerlendirmenizi yapabilir, yine de başka bir ilişkiyi bitirme talebini reddedebilirsiniz.

Aşağıdaki konuşmalar yaşanmış olaylar değil, farklı kararları görünür kılmak için hazırlanmış temsili örneklerdir.

Kendi arkadaşlığınız hakkında kararınızı söyleyin

İki ilişkiyi de sürdürmek istiyorsanız, karşı tarafı savunmaya girişmeden kendi kararınızı belirtin:

Arkadaş: “Benimle arkadaşsan onunla görüşmezsin.”

Siz: “Seninle arkadaşlığımı önemsiyorum. Onunla görüşüp görüşmeyeceğime de kendi ilişkim üzerinden karar vereceğim; benden bu arkadaşlığı bitirmemi istemeni kabul etmiyorum.”

Uzun açıklamanız tartışmaya açılıyorsa daha kısa bir karşılık kullanın:

“Kiminle görüşeceğime kendim karar vereceğim.”

Bu yanıt, iki kişiye aynı yakınlığı göstereceğiniz ya da her daveti eşit dağıtacağınız anlamına gelmez. Yalnızca kendi ilişkilerinizi başkasının şartına bağlamadığınızı açıklar.

Ayrı görüşmeyi ve ortak ortamı birbirinden ayırın

Taraf seçmemek, herkesi aynı masaya çağırmanız gerektiği anlamına gelmez. Önünüzdeki buluşma için şu seçeneklerden hangisinin size uyduğunu belirleyin:

  • Ayrı görüşmek: “İkinizle de görüşeceğim, fakat şimdilik planları ayrı yapacağım.”
  • Ortak etkinliğe katılmak: “İkinizin de bulunduğu etkinliğe katılacağım. Aranızdaki tartışmada hakemlik yapmayacağım.”
  • Ortak buluşmaya katılmamak: “Bu kez ikinizin de olacağı küçük buluşmaya gelmeyeceğim. Bu, ikinizden biriyle arkadaşlığımı bitirdiğim anlamına gelmiyor.”

Arkadaşınız “O gelirse ben gelmem” derse, onun katılım kararını sizin arkadaşlık kararınızdan ayırabilirsiniz:

“Gelip gelmemek senin kararın. Ben kimi hayatımdan çıkaracağıma bu şart üzerinden karar vermeyeceğim.”

Güvenlik riski ya da açık bir temas etmeme sınırı varsa konum, plan veya iletişim bilgisi paylaşmayın; kişileri habersizce aynı ortama getirmeyin. Böyle bir durumda herkese eşit mesafede görünmekten önce güvenli bir düzen kurmaya odaklanın.

Mesaj taşımama sınırını ayrıca koyun

İki arkadaşlığı sürdürmeniz, aralarında haber, suçlama veya ekran görüntüsü taşıyacağınız anlamına gelmez. Bu rolü istemiyorsanız doğrudan söyleyin:

“Seni dinleyebilirim; fakat söylediklerini ona aktarmayacağım. Onun bana anlattıklarını da sana taşımayacağım.”

“Sadece bir cümle söyle” denirse kısa tekrarınız şu olabilir:

“Aranızda mesaj taşımayacağım. Ben iletmeyeceğim; bunu nasıl ele alacağına kendin karar vermelisin.”

Baskı özellikle haber iletme ve arabuluculuk isteğine dönüşüyorsa, arkadaşlar arasında mesaj taşımama sınırını ayrıca netleştirebilirsiniz.

Israr geldiğinde yeni savunmalar üretmeyin

Kararınızı her itirazda yeniden kanıtlamaya çalışmak, konuşmayı diğer arkadaşınızın bütün davranışlarını tartışmaya çevirebilir. Bunun yerine aynı kararı daha kısa biçimde tekrar edin.

Arkadaş: “Demek onu seçtin.”

Siz: “Hayır. Birinizi seçme talebini kabul etmiyorum.”

Arkadaş: “Ama sana onun yaptıklarını anlattım.”

Siz: “Anlattıklarını duydum. Yine de kendi ilişkilerimle ilgili kararı kendim vereceğim.”

Arkadaş: “Onunla görüşürsen ben uzaklaşırım.”

Siz: “Bu kararına üzülürüm; fakat arkadaşlığımızın koşulu başka birini hayatımdan çıkarmam olmayacak.”

Israr konuşmayı döngüye sokuyorsa kendi eyleminizi de ekleyebilirsiniz: “Kararım değişmeyecek. Aynı talebi konuşmaya devam etmeyeceğim; şimdi bu konuyu kapatıyorum.”

Tek mesajda dört kararı ayırın

Mesaj göndermeden önce şu dört satırı doldurun:

  1. Kendi ilişkim: Kiminle görüşmeye devam edeceğim?
  2. Almayacağım rol: Hakemlik mi, arabuluculuk mu, mesaj taşıma mı?
  3. Ortak ortam: Aynı etkinliğe katılacak mıyım, ayrı mı görüşeceğim?
  4. Israr sürerse: Konuyu kapatacak mıyım, görüşmeye ara mı vereceğim?

Örneğin, kurgu isimlerle doldurulmuş bir mesaj şöyle olabilir:

“Elif, Mert’le yaşadığın anlaşmazlığı dinleyebilirim; ama kimin haklı olduğuna karar vermeyeceğim. Onunla görüşmeye devam edeceğim. Birinizin sözünü diğerine taşımayacağım ve sizi habersizce aynı buluşmada bir araya getirmeyeceğim. Benden onu hayatımdan çıkarmamı istemeye devam edersen bu konuşmayı kapatacağım.”

En kısa hâliyle söylemeniz gereken üç şey şunlardır: “Taraf seçmeyeceğim. İlişkilerime kendim karar vereceğim. Aranızda mesaj taşımayacağım.” Ortak buluşmalar için verdiğiniz karar farklıysa onu dördüncü, ayrı bir cümle olarak ekleyin.