Ahşap masada siyah kahve dolu beyaz kupa ve pipetli buzlu kahve; arkada yüzü görünmeyen siyah montlu biri.
Ahşap masada siyah kahve ve buzlu kahve.

Hemen kullanabileceğiniz cümle şu: “Sorunu duydum; hemen yanıt vermek yerine bir dakika düşüneyim.”

Daha uzun bir süre gerekiyorsa sonunu değiştirin: “Bunu aceleyle yanıtlamak istemiyorum. Biraz düşünüp bu akşam sana dönebilir miyim?” Böylece arkadaşınızdan soruyu tekrarlamasını istemeden hem duyduğunuzu hem de henüz cevap vermeye hazır olmadığınızı söylersiniz.

Kısa cümleyi üç parçaya ayırın

Düşünme payı isteyen açık bir yanıt şu üç parçadan kurulabilir:

  1. Duyduğunuzu belirtin: “Sorunu duydum” veya “Ne sorduğunu anladım.”
  2. İhtiyacınızı söyleyin: “Biraz düşünmek istiyorum.”
  3. Gerekiyorsa dönüş noktasını belirtin: “Akşam sana yazacağım.”

Üçüncü parça her zaman gerekli değildir. Yalnız birkaç saniyeye ihtiyacınız varsa “Bir düşüneyim” deyip durabilirsiniz. Konuyu saatler sonra ele alacaksanız arkadaşınızı belirsiz bir bekleyişte bırakmamak için gerçekçi bir dönüş zamanı söylemek daha açıktır.

İhtiyacınız olan süreye uygun cümleyi seçin

Aşağıdaki süreler kural değil, kendi konuşmanıza uyarlayabileceğiniz örneklerdir.

İhtiyacınız Söyleyebileceğiniz cümle
Birkaç saniye “Duydum, bir düşüneyim.”
Bir iki dakika “Sorunu anladım. Acele cevap vermeyeyim; bana bir dakika ver.”
Konuşmanın ilerleyen bölümü “Buna hemen cevap vermek istemiyorum. Biraz sonra bu konuya dönebilir miyiz?”
Daha uzun süre “Bunu düşünmem gerekiyor. Bu akşam sana döneceğim.”
Ne kadar süreceğini henüz bilmiyorsanız “Şu anda yanıtım hazır değil. Ne zaman konuşabileceğimi yarın sana haber vereceğim.”

Belirli bir saat veriyorsanız bunu tutabileceğinizden emin olun. Emin değilseniz kesin cevap saati yerine ne zaman haber vereceğinizi söyleyin.

“Duymadın mı?” denirse ayrımı açıkça söyleyin

Bazen kısa bir sessizlik, sorunun duyulmadığı sanılabilir. Arkadaşınız soruyu yeniden anlatmaya başlarsa onu kesmeden şu ayrımı kurabilirsiniz:

“Duydum, tekrar etmene gerek yok. Yalnız cevabımı düşünmek için kısa bir süre istiyorum.”

Daha yumuşak bir seçenek de şudur:

“Söylediğini aldım. Biraz sessiz kalırsam ne demek istediğimi daha iyi toparlayacağım.”

Böylece “Anlamadım” demeden konuşmadaki sessizliğinizin nedenini belirtmiş olursunuz.

Üç farklı soruda nasıl kullanılabilir?

Aşağıdaki konuşmalar özgün, temsili örneklerdir.

Fikrinizi soran bir arkadaş

Arkadaş: “Sence bu konuda haksız mıyım?”

Siz: “Ne sorduğunu anladım. Hemen taraf seçer gibi yanıt vermek istemiyorum; bir dakika düşüneyim.”

Burada istenen süre, konudan kaçmak için değil, düşünülmemiş bir değerlendirme vermemek içindir.

Beklenmedik bir davet

Arkadaş: “Yarın benimle gelir misin?”

Siz: “Sorunu duydum ama şimdi kesin bir evet ya da hayır vermeyeyim. Programıma bakıp saat sekize kadar sana yazacağım.”

Bu örnekte dönüş zamanı önemlidir; çünkü arkadaşınız kendi planını sizin cevabınıza göre kurabilir.

Kişisel bir soru

Arkadaş: “Neden son zamanlarda daha az görüşmek istiyorsun?”

Siz: “Sorunu duydum. Buna rastgele bir cevap vermek istemiyorum; biraz düşünüp konuşmanın ilerleyen kısmında dönebilir miyiz?”

Bu cümle cevap sözü verir, fakat henüz söylemediğiniz kişisel ayrıntıları açıklamak zorunda bırakmaz.

Arkadaşınız hemen yanıt isterse

Yeni gerekçeler eklemek yerine aynı ihtiyacı biraz daha net yineleyebilirsiniz:

  • “Bu kadar zor bir soru değil” derse: “Zor olup olmamasından bağımsız, cevabımı düşünmek istiyorum.”
  • “Aklına geleni söyle” derse: “Şu anda aklıma ilk geleni değil, gerçekten vermek istediğim yanıtı söyleyeceğim.”
  • “Şimdi cevap ver” derse: “Şimdi kesin bir cevap vermeyeceğim. Akşam sana dönebilirim.”
  • “Tamam, boş ver” derse ve konuya dönmek istiyorsanız: “Konuyu kapatmak istemiyorum; yalnızca hemen cevap vermiyorum. Hazır olduğumda geri döneceğim.”

Arkadaşınız beklemeyi kabul etmezse tartışmayı uzatmak zorunda değilsiniz: “Şu anda ekleyeceğim bir cevap yok; hazır olduğumda konuşacağım” diyerek durabilirsiniz.

Kendi cümlenizi hazırlayın

Şu kalıbı durumunuza göre doldurun:

“Sorunu duydum. [Ne kadar süre] düşünmek istiyorum. [Ne zaman veya nasıl] sana döneceğim.”

Örneğin: “Sorunu duydum. Akşam sakin kafayla düşünmek istiyorum. Yarın öğlene kadar sana yazacağım.”

En kısa hâliyle amaç, duyup duymadığınız konusunda belirsizlik bırakmadan cevap ile cevap hazırlığı arasına küçük bir alan koymaktır.